Postmodern Bir Kurşun
Fransa’da gerçeklerle bağdaşmayan ve tamamen asılsız
iddialarla yanlı olarak hazırlanan sözde Ermeni soykırım yasa tasarısı, 587
milletvekilinden sadece 50’sinin katılımı ve oy birliği ile Fransa Meclisi’nde
kabul edildi.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti'nin Ermenilere soykırım
uyguladığı tezine dayanan bu yasa tasarısı, ABD'de de başkanlık seçiminden iki
ay önce gündeme gelmişti. Ancak tasarı Başkan Clinton'ın ulusal çıkarlarımıza
zarar verir gerekçesini dile getirdiği mektubuyla son anda Senato'dan geri
çekilmişti. Tarih boyunca başımızı ağrıtan Fransa ise, tasarıyı kabul ederken,
1988’de Ermenistan ile Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ konusunda başlayan
anlaşmazlıktan itibaren, Ermeniler’in Azerilere uyguladığı soykırımı ve binlerce
Azeri'nin katledilişini, hatta şu anda bile Ermenilerin, iki milyon
Azeri'yi kendi topraklarında mülteci yapmasını görmezlikten geliyor.
Cezayir insanına Fransa'nın 1950'de, hemen her aileden bir can alacak
boyutta, reva gördüğü insanlık dışı eylemler gündeme geldiğinde, tarihi
tarihçilere bırakmayı yeğleyen Fransız Meclisi, sözde Ermeni yasa tasarısını
kabul ederek, tarih yazmaya, tarihi yargılamaya kalkışıyor.
Aynı ülkenin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin uyguladığı soykırıma
destek verdiği de ayrı bir gerçek.
Cimriye sormuşlar iki kere iki kaç eder? Alırken mi satarken mi ? diye
cevap vermiş. Fransa’nın yaptığı da cimrinin yaptığından farklı değil.
Birilerinin “Descartes’ların, Pascal’ların, Voltaire’lerin ve
Braudel’lerin, siyasal amaçlı yasalarla akılcı kuşkuyu durdurmanın ve
araştırmacı insanları susturmanın değil, düşünce ve bilim özgürlüğünün ülkesi”
olarak bildiği Fransa’da, artık “Ermeni soykırımı yoktur!” demek suç. Nerede
kaldı sizin ifade özgürlüğünüz, bilim özgürlüğünüz, demokrasiniz?
Öte yandan Fransa, tasarının yaptırım değil bir bildiri olduğunu söyleyerek de,
Türkiye’yi rahatlatmaya çalışıyor.
Fransız Anayasası'na da aykırı olan böyle bir tasarının kabulünde hemen
akla gelen ilk iki etki var. Birinci etken Fransa’da yapılacak olan yerel
seçimlerdir. Seçimlerde Ermeni diasporasının oylarını alabilmek amacıyla,
postmodern bir oy vasıtası olarak kullanılmıştır. Oykırıma uğramamak için sözde
soykırım yasa tasarısı kabul edilmiştir.
İkinci etken ise, bugün dünyanın dört bir yanına yayılmış Ermeni
diasporasının bütün malî ve siyasî gücünü seferber etmesidir.
Bir avuç Ermeninin lobicilik faaliyetleri dünya çapında yankı uyandırırken, ne
yazık ki Türkiye 51 Fransız milletvekilinin tasarı aleyhinde el kaldırmasını
sağlayamamıştır. Peki Türkiye ne yaptı, ne yapıyor ? Yapılan açıklamalardan,
yumurta kapıya dayanana kadar, hükümetin herhangi bir hazırlığının olmadığı
anlaşılmıştır. Türkiye, deve kuşu misali, devletler arası platformda aleyhindeki
gelişmelerle zamanında ilgilenme yerine ülke içinde postmodern tartışmalara
dalarak dünyayı kendine karanlık hale getiriyor.
Dolayısıyla Fransa’nın söz konusu tasarıyı kabul etmesi; postmodern deve
kuşuna postmodern avcının attığı postmodern bir kurşundur. Umarım, kurşun
hedefine ulaşmaz, başka avcılar tarafından da yeni kurşunlar sıkılmaz ve
birileri de deve-kuş oyunu oynamaktan artık vazgeçer.
İletişim Adresleri: